Yeni Yol Grup Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ: “Kamu varlıklarının 30 yıllık gelirini bilmeden özelleştirme yapılamaz”
Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, köprü ve otoyolların özelleştirilmesini TBMM gündemine taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle 19 soru yönelten Özdağ; 600 milyon ve 804 milyon dolarlık gelir hesaplarından 30 yıllık işletme hakkına, geçiş ücretlerinden olası garantilere kadar sürecin mali ayrıntılarının açıklanmasını istedi.
Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, özelleştirme kapsamına alınan köprü ve otoyolların gelirleri, işletme giderleri, değerleme süreçleri ve 30 yıla kadar işletme hakkı devrine ilişkin tartışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Özdağ, 9 Eylül 2026 tarihli yazılı soru önergesinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten özelleştirme kapsamındaki kamu varlıklarının gerçek gelir ve giderlerinin açıklanmasını, 30 yıllık işletme süresinin hangi ekonomik ve mali hesaplamalara dayanılarak belirlendiğinin ortaya konulmasını istedi.
15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri de kapsamda
Özdağ, önergesinde 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğundaki bazı otoyol, çevre yolu ve köprüler ile bunların bağlantı yolları, bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alındığını belirtti.
Düzenlemenin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü başta olmak üzere çok sayıda otoyol ve çevre yolunu kapsadığını kaydeden Özdağ, mülkiyet devri hariç işletme hakkının verilmesi, kiralama, gelir ortaklığı ve benzeri yöntemlerle özelleştirme öngörüldüğüne dikkati çekti. Özdağ, özelleştirme sözleşmelerinin süresinin 30 yıl, işlemlerin tamamlanması için son tarihin ise 31 Aralık 2031 olarak belirlendiğini aktardı.
“600 milyon dolar mı, 804 milyon dolar mı?”
Özdağ, köprü ve otoyollardan elde edilen gelire ilişkin kamuoyuna yansıyan farklı rakamları da Bakan Şimşek’e sordu.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının açıklamasında kamuoyunda dile getirilen yıllık 600 milyon dolarlık tutarın kâr değil gelir olduğunun belirtildiğini hatırlatan Özdağ, söz konusu gelirin yaklaşık 300 milyon dolarlık bölümünün bakım-onarım ve yatırım harcamalarıyla ilişkili olduğunun, ayrıca yenileme, personel ve işletme giderlerinin bulunduğunun ifade edildiğini kaydetti.
Özdağ, buna karşılık Karayolları Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının resmî belgelerine dayandırılan hesaplamalarda farklı rakamların gündeme geldiğini belirterek şu soruyu yöneltti:
“Özelleştirme kapsamına alınan her bir köprü, otoyol ve çevre yolunun 2025 yılı brüt tahsilatı ayrı ayrı ne kadardır? Bu tutarların KDV, belediye payı ve diğer yasal kesintiler düşüldükten sonraki net tutarları ayrı ayrı nedir?”
Özdağ ayrıca Bakanlığın açıkladığı 600 milyon dolarlık gelir rakamının hesaplanmasında hangi gelir kalemlerinin dikkate alındığını, KDV ve belediye paylarının rakama dahil olup olmadığını sordu.
Önergede, KDV ve belediye payları dahil edildiğinde vatandaşların 2025 yılında köprü ve otoyollar için ödediği toplam brüt tutarın 804 milyon dolar olup olmadığı da Bakan Şimşek’e yöneltilen sorular arasında yer aldı.
300 milyon dolarlık giderin dökümünü istedi
Özdağ, Bakanlığın açıklamasında belirtilen yaklaşık 300 milyon dolarlık giderin ayrıntılı dökümünün de kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
“Bakım, onarım, yatırım, yenileme, personel, enerji, ücret toplama, güvenlik, işletme ve diğer giderler ayrı ayrı ne kadardır?” diye soran Özdağ, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2026 Yılı Performans Programı'nda 2025 yılına ilişkin bakım ve onarım giderlerinin 5 milyar 391 milyon TL olarak yer aldığını belirtti.
Özdağ, dönem kuru üzerinden yaklaşık 126 milyon dolar olarak ifade edilen bu tutarla Bakanlığın açıkladığı yaklaşık 300 milyon dolarlık maliyet arasındaki farkın nedeninin açıklanmasını istedi.
“30 yıl neden tercih edildi?”
Önergenin önemli başlıklarından birini de işletme hakkının 30 yıla kadar devredilmesinin ekonomik ve mali gerekçeleri oluşturdu.
Özdağ, Bakan Şimşek’e, “İşletme hakkının 30 yıl süreyle devredilmesinin ekonomik ve mali gerekçesi nedir? Neden 10, 15, 20 veya 25 yıl yerine 30 yıl tercih edilmiştir?” sorularını yöneltti.
Özdağ ayrıca 30 yıllık değerleme hesaplamalarında kullanılacak trafik artış tahminleri, geçiş ücreti artışları, enflasyon, döviz kuru, iskonto oranı, bakım ve yenileme yatırımları ile finansman maliyetlerine ilişkin varsayımların neler olduğunu sordu.
Köprü ve otoyolların bugünkü ekonomik değerinin belirlenmesi amacıyla bir değerleme çalışması yapılıp yapılmadığını da gündeme getiren Özdağ, çalışma yapılmışsa değerlemeyi gerçekleştiren kurum veya şirketlerin ve hesaplanan toplam değerin açıklanmasını talep etti.
“Kamu işletmeye devam etse ne kadar gelir elde edecek?”
Özdağ, özelleştirme seçeneğiyle köprü ve otoyolların kamu eliyle işletilmeye devam edilmesi arasında maliyet-fayda analizi yapılıp yapılmadığını da sordu.
Özdağ konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Burada temel mesele yalnızca ihaleden ne kadar para elde edileceği değildir. Asıl sorulması gereken, devletin önümüzdeki 30 yılda bu köprü ve otoyolları işletmeye devam etmesi halinde ne kadar gelir elde edeceğidir. Kamuya ait, yatırım maliyeti büyük ölçüde geçmiş yıllarda vatandaşın vergileriyle karşılanmış ve halen ciddi gelir üreten varlıkların 30 yıllığına devredilmesinin kamu açısından mali bilançosu ortaya konulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Özdağ, 30 yıllık dönem sonunda kamu işletmeciliği ile özel işletmecilik arasında oluşacağı hesaplanan mali farkın da açıklanmasını istedi.
Geçiş ücretlerinin nasıl belirleneceğini sordu
Önergede, özelleştirme sonrasında vatandaşların ödeyeceği köprü ve otoyol geçiş ücretleri de gündeme getirildi.
Özdağ, “Özel işletmeciye devir sonrasında köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin belirlenme yetkisi kimde olacaktır? Şirketlerin uygulayabileceği zamları sınırlandıran bir tavan fiyat veya artış formülü ihale şartnamesinde yer alacak mıdır?” sorularına yanıt istedi.
Bugün ücretsiz kullanılan yol ve kesimlerin 30 yıllık işletme süresince ücretsiz kalacağının taahhüt edilip edilmeyeceğini de soran Özdağ, işletmecilere araç geçiş garantisi, gelir garantisi, döviz bazlı ödeme, Hazine garantisi, gelir tamamlama ödemesi veya başka bir kamu taahhüdü verilmesinin planlanıp planlanmadığının açıklanmasını talep etti.
İhale öncesindeki görüşmeleri gündeme taşıdı
Özdağ, özelleştirme sürecinin hazırlık aşamasında yerli veya yabancı danışmanlık, finans, hukuk ya da değerleme şirketleriyle sözleşme yapılıp yapılmadığını da Bakan Şimşek’e sordu.
“Özelleştirme süreci başlamadan önce herhangi bir yerli veya yabancı şirket, yatırım fonu, altyapı fonu ya da konsorsiyumla ön görüşme, yatırımcı teması veya piyasa yoklaması gerçekleştirilmiş midir? Gerçekleştirilmişse hangi kuruluşlarla görüşülmüştür?” ifadelerini kullanan Özdağ, ihale öncesinde kamu adına bir asgari işletme hakkı bedeli veya taban değer belirlenip belirlenmeyeceğinin de açıklanmasını istedi.
Özdağ ayrıca ihaleden elde edilecek özelleştirme gelirinin kullanım yerinin belirlenip belirlenmediğini; gelirin bütçe açığının kapatılması, kamu borçlarının azaltılması veya başka bir harcamanın finansmanı amacıyla kullanılıp kullanılmayacağını sordu.
“Bu varlıkların 30 yıllık gelirini bilmeden özelleştirme yapılamaz”
Özdağ, köprü ve otoyolların kamu yararı açısından ekonomik değerlerinin ve uzun vadeli gelir potansiyellerinin şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini savunarak şunları kaydetti:
“Köprüler ve otoyollar sıradan ticari varlıklar değildir. Bunlar milletin vergileriyle yapılmış stratejik kamu altyapılarıdır. Eğer devlet düzenli ve yüksek gelir elde ettiği bir varlığı 30 yıllığına özel sektöre devredecekse, millet bunun hesabını bilmelidir.”
Özdağ, “Bugün elde edilecek ihale bedeline bakıp önümüzdeki 30 yıl boyunca kaybedilecek kamu gelirini görmezden gelemezsiniz. Önce her köprünün, her otoyolun gerçek geliri, gerçek gideri ve 30 yıllık ekonomik değeri ortaya konulmalıdır. Ondan sonra bu işlemin kamu yararına olup olmadığı tartışılmalıdır.” dedi.
Özdağ, ihale süreci tamamlanmadan önce her köprü ve otoyola ilişkin gelir-gider tablolarının, değerleme raporlarının, trafik projeksiyonlarının ve ihale sonucunda oluşacak mali modelin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
“Bu yolları ve köprüleri bu millet yaptı, bedelini bu millet ödedi. Şimdi bu varlıklar 30 yıl boyunca özel işletmecilere bırakılacaksa, hangi bedelle bırakılacağını, şirketlerin ne kazanacağını ve kamunun ne kaybedeceğini millet bilmek zorundadır. Vatandaşın parasıyla yapılan kamu varlıklarının hesabı vatandaştan saklanamaz. Biz bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0